İçeriğe geç
₺999 ve Üzeri Ücretsiz Kargo
🎉 2500 TL üzerine 400 TL anında indirim! 🎉
Tüm Türkiye'ye Kargo Ücreti Sadece 99 ₺
₺999 ve Üzeri Ücretsiz Kargo

💥 Okula Dönüş İndirimi – %25'e Varan İndirimler - Okula Dönüş İndirimimizden yararlanın ⭐

Anasayfa/Bizi Tanıyın

Bizi Tanıyın

8 Ağustos

Thaplet Manifestosu

Geriye
ne kalır?

Beş bin yıllık bir alışkanlığı yeniden düşünmenin hikâyesi: suyu, şişeyi ve filmi çıkardıktan sonra elde kalan tek şeyin hikâyesi.

Su taşıyan
plastik şişe

Her doza sarılan
tek kullanımlık film

Tek bir
Thaplet

Gereksiz olanı çıkarınca geriye yalnızca gereken kalır.

Başlangıç

İnsan, yaşadığı yeri temizlemek istedi.

Yaklaşık beş bin yıl önce Mezopotamya'da biri yağı külle karıştırdı. Elinde bugünkü anlamıyla bir laboratuvar yoktu. Molekülleri, enzimleri veya yüzey aktif maddeleri bilmiyordu.

Ama doğru bir şey yaptı: önce problemi gördü, sonra yalnızca onu çözmeye yetecek kadarını kullandı. Temizliğin hikâyesi böyle başladı. Daha fazlasıyla değil, doğru olanla.

Yüzyıllar geçti. Sabun bir zanaata dönüştü. Kimya geliştikçe kirin kumaşlara ve yüzeylere nasıl tutunduğunu öğrendik. Makineler saatler süren fiziksel emeği azalttı. Enzimler, bazı lekeleri daha sert formüllere ihtiyaç duymadan daha seçici biçimde parçalayabileceğimizi gösterdi. Her buluş, insanın hayatından biraz daha yük aldı.

Sonra fark etmeden yeni yükler yaratmaya başladık. Daha kolay kullanılsın diye sıvılaştırdık. Sıvıları taşıyabilmek için büyük plastik şişeler ürettik. Daha çok dikkat çeksin diye renklendirdik, daha temiz hissettirsin diye kokularını yoğunlaştırdık. Her yeni ihtiyaca ayrı bir ürün, her ürüne ayrı bir ambalaj ekledik.

Temizlik büyüdü. Şişeler büyüdü. Formüller uzadı. Evlerimizdeki ürünlerin sayısı arttı. Ama bir yerde asıl soruyu sormayı unuttuk:

Gerçekten neyi temizliyorduk?

Sıvının yükü

Şişenin içindeki ürün birkaç haftada tükeniyor. Şişenin kendisi bizden sonra da kalıyor.

Bugün sıvı bir temizlik ürünü satın aldığımızda yalnızca temizleyen formülü satın almıyoruz. Büyük ölçüde suyu, o suyu taşıyan plastik şişeyi, şişenin depolandığı alanı, taşındığı mesafeyi ve ürün bittikten sonra geride kalacak ambalajı da satın alıyoruz.

Evimizde zaten bulunan su, fabrikalarda şişeleniyor, depolara gidiyor, raflara taşınıyor, sonra yeniden evimize geliyor. Biz yalnızca temizliği taşımıyoruz; suyu, ağırlığı, ambalajı ve bütün bunların görünmeyen bedelini taşıyoruz.

Üstelik ne kadar ürün kullanmamız gerektiğini de çoğu zaman bilmiyoruz. Bir kapak deniyor. Ama hangi kapak, nereye kadar, hangi kir için, hangi su sertliğinde? Az geldiğini düşünüyor, biraz daha ekliyoruz. Oysa daha fazla ürün, her zaman daha fazla temizlik değildir. Bazen yalnızca daha hızlı tükenen bir şişedir, bazen suya karışan, gözümüzden kaybolduğu için yok olduğunu sandığımız bir yüktür.

Bir yüzeyin parlaması, bütün sistemin temiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü temizlik yalnızca önümüzde gördüğümüz sonuç değil, ardımızda bıraktığımızdır da.

Görünmeyen film

Küçülmüş, incelmiş, gözden kaybolması kolaylaşmış bir yük.

Sıvı deterjanların bu görünür yüküne karşı zamanla önceden ölçülmüş deterjan kapsülleri sunuldu. Göz kararıyla dökmeye gerek yoktu, her kullanım için hazır bir doz vardı. Bu önemli bir ilerleme gibi görünüyordu.

Fakat dozaj problemi çözülürken başka bir malzeme sisteme eklenmişti: her dozun çevresine sarılan tek kullanımlık sentetik film. Ambalaj ortadan kalkmamıştı, yalnızca küçülmüş, incelmiş, şeffaflaşmış ve gözden kaybolması kolaylaşmıştı.

Bu filmler için "suda çözünür" deniyordu. Ancak bir maddenin suyun içinde görünmez hâle gelmesi, her koşulda bütünüyle ve zararsız biçimde ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yeterince çözünmediğinde tabakların üzerinde, tekstil liflerinde, makine filtrelerinde veya gider sistemlerinde kalıntı bırakabilir. Gözle göremediğimiz kısım ise atık suyla yolculuğuna devam eder.

Makineden çıkması, dünyadan çıktığı anlamına gelmez.

"Suda çözünür" olmakla "doğada tamamen ve zararsız biçimde yok olmak" aynı şey değildir. Kapsüller sıvı deterjanların dozaj sorununa pratik bir cevap verdi, fakat plastik sorununu ortadan kaldırmadı: onu küçülttü, inceltti ve daha az görünür hâle getirdi.

Bu yüzden itirazımız yalnızca büyük plastik şişelere değil; her kullanımda yeniden tüketilen, görünmez olduğu için zararsız olduğu varsayılan tek kullanımlık filmlere de. Bir ambalajın ince olması onu önemsiz yapmaz, şeffaf olması onu yok etmez, suda dağılması geride hiçbir şey bırakmadığını kanıtlamaz.

Doğduğumuz soru

Temizlerken geride ne bırakıyoruz?

Sıvı deterjanlarda suyu, ağırlığı, şişeyi ve belirsiz dozajı taşıyoruz. Filmle sarılmış kapsüllerdeyse doğru doza ulaşmak için her kullanımda yeni bir malzeme tüketiyoruz. Biçimleri farklı olsa da ikisi de aynı sistemin parçaları: bir problemi çözerken başka bir yük üretmek.

Biz bu iki sistem arasında seçim yapmak istemedik. Suyu plastik bir şişenin içinde taşımakla, doğru dozu sentetik bir filmin içine sarmak arasında kalmak istemedik. Başka bir yol aradık.

Bu sorunun kolay bir cevabı yoktu. "Doğal olan iyidir, kimyasal olan kötüdür" diyerek işin içinden çıkamazdık, çünkü doğadaki her şey zararsız olmadığı gibi, kimya da tek başına bir tehdit değildir. Su da kimyadır, enzimler de kimyanın konusudur, insan bedeni de. Bir bileşeni yalnızca adına bakarak değerlendiremeyiz; etkisini dozuyla, kullanım biçimiyle ve geride bıraktıklarıyla birlikte düşünmek zorundayız.

Bu yüzden sezgilerimize güvenmekle yetinmedik. Ölçtük, karşılaştırdık, formülleri yeniden düşündük, ambalajı formülden ayrı değerlendirmedik. Her bileşene ve her malzemeye aynı soruyu sorduk:

Burada bulunmasının gerçek bir nedeni var mı?

Yoksa çıkardık. Taşınmasına gerek olmayan suyu çıkardık. Her kullanımda yeniden tüketilen filmi çıkardık. Göz kararıyla fazladan kullanılan ürünü çıkardık. İşlevi olmayan fazlalıkları çıkardık. Geriye yalnızca gerçekten gerekeni bırakmak istedik: doğru formülü, doğru miktarı, doğrudan kullanımı.

Yaklaşımımız

Daha güçlü olmak değil, daha isabetli olmak.

Bizce iyi bir formül, içine en fazla şey konulan formül değildir; içinde gereksiz hiçbir şey bulunmayan, doğru bileşenlerin doğru miktarda birlikte doğru işi yaptığı formüldür. İyi bir ürün de yalnızca kullanılırken iyi görünen ürün değil, üretilirken, taşınırken, kullanılırken ve kullanıldıktan sonra geride bıraktıklarıyla birlikte düşünülmüş üründür.

Formüllerimizi hayvansal içerik kullanmadan geliştirdik. Çünkü güçlü bir temizliğin başka bir canlının bedelini taşıması gerekmediğine inanıyoruz. Thaplet vegandır.

İçerdiklerimiz kadar içermediklerimiz de bizim için bir duruştur. Bir formüle bir maddeyi eklemeden önce sorduğumuz soru aynıydı: burada bulunmasının gerçek bir nedeni var mı? Fosfatın, parabenin, SLS'nin, petrokimyasal kökenli hammaddelerin ve mikroplastiğin bu soruya bir cevabı yoktu. Bu yüzden formülümüzde yer almadılar.

Less chemical, less problem.

Az kimyasal, az problemdir. Çünkü bir temizlik ürününün gücü, formülüne ne kadar madde eklendiğiyle değil, gerçekten neye ihtiyaç olduğuyla ölçülür. Temizliğin kirle değil, gereksiz olanla bir derdi vardı; formülle ilgili derdimiz de aynı kaldı.

Vegan Hayvanlar Üzerinde Test Edilmez Fosfatsız Parabensiz SLS içermez Petrokimyasalsız Mikroplastiksiz

Bu düşünce bizi enzimlere götürdü. Enzimler bize temizliğin yalnızca sertlik meselesi olmadığını gösterdi: doğru problemi tanıyan bir sistemin her şeye aynı güçle saldırması gerekmez.

Bir anahtarın gücü, kapıyı kırmasında değil;
doğru kilidi açmasındadır.

Doğal enzim teknolojisini bu nedenle seçtik, doğayı bilimin karşısına koymak için değil, doğadaki mekanizmaları bilimle anlamak için. Daha çok köpük üretmek için değil, doğru kalıntı üzerinde doğru işi yapmak için.

Formülü bulmak yetmedi; miktarı ve kullanım biçimini de yeniden düşünmemiz gerekiyordu, çünkü ölçülmeyen kullanım fark edilmeden israfa dönüşüyordu. Fakat ölçüyü sağlamak için her dozun çevresine tek kullanımlık bir film sarmak da bize göre gerçek bir çözüm değildi. Böylece göz kararının yerine tek dozu koyduk, filmin yerine doğrudan kullanılan tableti.

Bir kullanım.

Bir tablet.

Gereken miktar.

42 tabletin gerçekten 42 yıkama anlamına gelmesini istedik. Çünkü tasarruf, yalnızca bir ürünü daha ucuza satın almak değildir; ihtiyaç duyduğundan fazlasını hiç kullanmamaktır.

Önce sıvı deterjana baktık ve suyu neden taşıdığımızı sorduk: suyu, ağırlığı, plastik şişeyi ve göz kararı dozajı çıkardık. Sonra kapsüllere baktık ve doğru miktarı neden tek kullanımlık bir filmin içine sardığımızı sorduk: filmi çıkardık.

Doğru formül.

Doğru doz.

Tek bir Thaplet.

Suyu sistemden çıkardığımızda yalnızca ürünün hacmi küçülmedi; taşınan ağırlık, depolama ihtiyacı, evde kapladığı yer ve her defasında yeniden satın alınan plastik şişeye duyulan ihtiyaç azaldı. Filmi çıkardığımızda ise tek doz kullanım kolaylığından vazgeçmedik; tam tersine, tek dozu gereksiz bir ambalaja ihtiyaç duymadan sunabildiğimizi gösterdik.

Çünkü bizce ilerleme, bir sorunu başka bir malzemeyle gizlemek değildir. Sorunun kaynağına bakmak ve gereksiz olanı tamamen sistemden çıkarmaktır. Önce şişeyi kaldırdık, sonra filmi. Temizlik için gerçekten gerekeni bıraktık.

Nasıl düşündüğümüz

Bütün cevapları bulduğumuz için değil, doğru soruların peşinden gitmeye karar verdiğimiz için kurduk.

Bugün bildiğimiz bir şey, yarın yeni bir veriyle değişebilir. Bir iddiamız ölçümlerle desteklenmiyorsa onu yalnızca kulağa güzel geldiği için söylemek istemiyoruz.

Bir ambalaja "geri dönüştürülebilir" denmesiyle yetinmek istemiyoruz, gerçekte ne kadarının geri dönüştürüldüğünü de sormak istiyoruz. Bir filme "suda çözünür" denmesiyle yetinmek istemiyoruz, neye dönüştüğünü, hangi koşullarda çözüldüğünü ve geride ne bıraktığını da sormak istiyoruz. Bir bileşene "doğal" denmesiyle yetinmek istemiyoruz, hangi dozda kullanıldığını ve gerçek etkisinin ne olduğunu bilmek istiyoruz.

Bir gün daha doğru bir yöntem bulunursa eskisini savunmayı tutarlılık saymıyoruz. Çünkü bilim hiçbir zaman yanılmamak değildir; yanıldığını gördüğünde gerçeğe doğru hareket edebilmektir.

Güven de kusursuz olduğunu söylemekle kurulmaz. Neyi bildiğini açıklamakla, neyi bilmediğini saklamamakla, sözünün arkasına kanıt koymakla ve öğrendikçe değişmeye cesaret etmekle kurulur.

Bizim için Thaplet yalnızca bir temizlik tableti değildir. Bir ölçüdür: gereğinden fazlasını kullanmamanın, suyu boşuna taşımamanın, her kullanımda yeni bir şişe veya film tüketmemenin ölçüsü. Bir malzemenin yalnızca gözden kaybolmasına değil, sonrasında nereye gittiğine de bakmanın; bir ürünün yalnızca neyi temizlediğini değil, geride ne bıraktığını da düşünmenin ölçüsü.

Sorduğumuz sorular

Kendimizi bu hikâyenin son sözü olarak görmüyoruz.

Biz yalnızca hikâyenin bir yerinde durup herkesin alıştığı yöne bakmak yerine başka sorular sorduk.

Suyu neden taşıyoruz?

Tek dozu neden filmle sarıyoruz?

Bir problemi çözerken neden başka bir problem yaratıyoruz?

Temizlik, daha fazlasını ekleyerek değil, gereksiz olanı çıkararak ilerleyebilir mi?

Bizce ilerleyebilir. Daha az ağırlıkla, daha az atıkla, daha az karmaşayla. Plastik şişesiz, tek kullanımlık filmsiz, göz kararı olmadan. Daha doğru dozla, daha anlaşılır içerikle, daha seçici bilimle, daha dürüst bir dille.

Çünkü azaltmak, eksiltmek değildir. Gereksiz olanı çıkararak asıl işlevi güçlendirmektir. Biz daha fazla ürünün değil, daha doğru çözümlerin peşindeyiz.

Sıvı deterjan şişelerindeki suyu taşımak istemiyoruz. Tek doz kolaylığı için her tabletin çevresine yeni bir film sarmak istemiyoruz. Plastiği yalnızca küçültmek, inceltmek veya suda gözden kaybolur hâle getirmek istemiyoruz; ona duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmak istiyoruz.

Çünkü bizim için bir ürünün başarısı yalnızca raf üzerinde ne kadar dikkat çektiğiyle veya kullanım sırasında ne kadar pratik göründüğüyle ölçülemez. Gerçek başarı; doğru problemi çözmesi, bunu gereksiz bir yük oluşturmadan yapması ve geride bıraktıklarının sorumluluğunu taşımasıdır.

Bize her zaman doğru problemi görmeyi nasip et.

Yanlış ürünü değil, doğru problemi çözmeyi öğret.

Bilmediğimizi bilecek kadar alçak gönüllü,
bildiğimizi paylaşacak kadar cömert,
öğrenmeye devam edecek kadar meraklı olalım.

Bilimi ticaretin önüne, güveni satışın önüne, faydayı gösterişin önüne koymayı unutmayalım.

Ürettiğimiz her bilgi insanlara fayda sağlasın. Her kararımız kanıta dayansın. Her ürünümüz güven versin.

Yanlışta ısrar etmekten değil, doğruyu bulmaktan gurur duyalım.

Bugünden daha bilgili, bugünden daha dürüst, bugünden daha faydalı olmayı nasip et.

Doğru problemi çözdürelim.

Thaplet

Bizi Tanıyın  ·  01

Bu ilk yazımız. Anlatacak çok şey var, devamı gelecek.

THAPLET  ·  TEK TABLET, TAM TEMİZLİK

Özel Fırsatlar ve İpuçları Doğrudan Gelen Kutunuza

İlk alışverişinizde %10 indirim!

Bültenimize kaydolun ve %10 hoş geldin indiriminden yararlanın

Yeni ürünler ve kampanyalar hakkında düzenli, ücretsiz bültenimize abone olma izninizi dilediğiniz zaman geri çekebilirsiniz.